8:00am - 19:00pm
Hemen Arayın+90 541 813 64 00

Diş Sıkma

Nedir?
Diş sıkma ve diş gıcırdatma genellikle uyku sırasında, çoğunlukla da hastanın farkında olmadan yaptığı aşırı çene hareketleridir. Son yıllarda, şehir hayatının getirdiği zorluklar ve stresli yaşam sonucunda diş sıkma ve diş gıcırdatma toplumumuzda çok sık görülmeye başlanmıştır. Diş sıkma ve diş gıcırdatma alışkanlığına sahip bireyler genellikle bu durumdan haberdar değildir.

Belirtileri ve yarattığı sorunlar nelerdir?

  • Diş sıkma ve diş gıcırdatma esnasında dişlerin birbirine sürekli teması ve sürtünmesi sonucunda, dişlerin çiğneyici yüzeylerinde mine kayıpları görülür. Dişlerin çiğneyici yüzeylerinde oluşan bu aşınmalar, özellikle ön dişlerde daha belirgin olur.
  • Diş sıkma ve diş gıcırdatmaya bağlı olarak diş yüzeylerinde meydana gelen aşınmaların ilerlemesi ya da hızlı gelişmesi sonucunda, dişlerde hassasiyet, yani soğuk ve sıcağa karşı aşırı duyarlılık gözlenebilir.
  • Diş gıcırdatma sonucu ön dişlerin kesici kenarlarında ve arka dişlerin çıkıntılı kısımlarında mikro çatlaklar oluşur. Bu çatlaklar, zamanla büyüyerek dişlerde kırılmalara neden olabilir.
  • Diş sıkma ve diş gıcırdatmanın diş eti hastalıkları ve yanlış diş fırçalamayla birlikte görülmesi halinde, diş etlerinde çekilme ve diş sert dokuları üzerinde çentikler oluşmaktadır. Dişler üzerinde oluşan bu çentikler, hassasiyet ve aşırı duyarlılığa yol açtıkları gibi, dişin kırılmasına da neden olabilir.
  • Diş gıcırdatma alışkanlığının uzun yıllar devam etmesi sonucunda, çene ekleminde rezorbsiyonve  bunun neden olduğu kalıcı ağız açıklığının kısıtlılığı meydana gelir.
  • Diş sıkma ve diş gıcırdatma genellikle uyku sırasında farkına varılmadan meydana gelir. Gece boyu süren çene aktivitesine bağlı olarak, sabahları yorgun kalkma, baş ağrısı, şakak ve yanak bölgesinde kas ağrısı görülebilir.
  • Diş sıkma ve diş gıcırdatmaya bağlı olarak çene eklemine aşırı yük gelmesi sonucunda, eklemde kilitlenme, çıtırtı sesleri ve ağrı olabilir

Tedavisi
Diş sıkma ve diş gıcırdatma alışkanlığının tedavisinin birinci amacı, çene ekleminde geri dönüşümsüz zararlar bırakan, normal dışı çene hareketlerini engelleyerek, çene eklemini korumak, varsa ağrıyı ortadan kaldırmak ve dişlerin aşınmasını engellemektir. Bu amaçla, hastanın gece uyurken takacağı, dişlerine uygun olarak hazırlanan silikon plaklar kullanılmaktadır. Plak, uyku esnasında dişlerin birbiriyle direkt temasını keserek aşınmayı engellemekte, böylece çene eklemini rahatlatmakta ve ağrıyı ortadan kaldırmaktadır. Ancak şiddetli vakalarda gece plağının yanı sıra, stresi azaltmaya yönelik tedaviler, kas gevşetici ve uyku düzenleyici ilaçlar kullanılması gerekebilir. Bu tip diş sıkma ve gıcırdatmanın ileri aşamalarında, dengeli bir diş teması ve çene hareketlerinin sağlanması için, eski ya da hatalı yapılmış dolgu ve protezlerin yenilenmesi ve mutlaka eksik olan dişlerin uygun görülen protez uygulamalarıyla tedavi edilmesi gerekir.

Diş sıkmada botoks tedavisi
Bruksizm olarak adlandırılan “Diş sıkma & gıcırdatma” nın en sık rastlanılan sebebi duygusal strestir. Bu nedenle en etkin tedavi, etkenin yani stres faktörünün ortadan kaldırılmasıdır. Ancak bunu sağlamak her zaman mümkün olmamaktadır. Bu sebeple pek çok alternatif tedavi yöntemi geliştirilmiştir. Bu tedavilerin amacı dişlerde ve çene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları önlemek ve ağrıyı ortadan kaldırmaktır. Tedavi seçeneklerinden biri olarak görülen gece koruyucu plaklar, dişlerin birbiriyle temasını engellemek amacıyla alt ve üst dişlerin arasına yapılmaktadır. Ancak gece koruyucuları bu hastalığı tedavi etmekten çok hastalığın neden olduğu zararları azaltır ve şikayetleri ortadan kaldırır. Bu nedenle birçok alanda kullanılan Botulinum Toksin (Botoks) bruksizm tedavisinde de uygulanmaya başlanmıştır. Çiğneme kaslarının belirli bölgelerine hastalığın şiddetine ve durumuna göre belirli dozlarda uygulanan botox, kasların gücünü geçici süreyle (4-6 ay) azaltır. Böylece hasta uyku sırasında istemsiz yaptığı sıkma hareketini yapamamaktadır.Bu uygulama sonrası hastanın çene hareketleri ve çiğneme hareketleri değişmemekte hasta normal yaşantısına devam etmektedir.Burada önemli olan çiğneme kaslarından hangisinin hastalıkta daha fazla rol oynadığını iyi tespit etmek ve doz ayarlamasını doğru yapmaktır. Bu nedenle bu tür fonksiyonel uygulamaların botox konusunda olduğu kadar, çene ve çevre dokuları çok iyi bilen, alanında uzman kişilerce yapılması önerilmektedir..